Abone


İsim:

Email:

Üye Giriş

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 5 ziyaretçi çevrimiçi

Okuyucu Yorumları

RSS
Giresun Alucra Fevzi Çakmak Köyü ( ZIHAR )
Yazdır E-posta
Yazar Mehmet KARAMUSTAFAOĞLU   
Pazar, 19 Şubat 2012 13:43

Giresun- Alucra- Fevzi Çakmak Köyü (ZIHAR) Eşrafından

Elanur Arslan, Enes Emre Arslan, Esra Arslan, Şevki Hemis, Serkan Hemis, Selma Dede, Sefer Derbeder, Samet Derbeder, Kevser Darama, Şüheda Gezici, Zeynep Yağmur, Hüseyin Derbeder, Fatih Derbeder, Mustafa Gezici, Mesut Gezici, Celal Gezici, Merve Gezici’nin Dedeleri.

Fatma GEZİCİ, Gülsüm ARSLAN, Ayşe HEMİŞ, İsmail DERBEDER, Fazlı DERBEDER’in Babaları. Mahi DERBEDER’in Eşi

Hüseyin DERBEDER’ i

Kaybettik, Cenazesi 19.Şubat.2012 günü sabah Giresun devlet hastanesinden alınarak
Öğlen namazından sonra, Fevzi Çakmak ( ZIHAR ) Köyündeki aile kabristanlına defnedilecektir.

 
Yazdır E-posta
Yazar Mehmet KARAMUSTAFAOĞLU   
Salı, 01 Kasım 2011 00:54

FEVZİ ÇAKMAK KÖYÜ DERNEK BİNAMIZDA EKSİK KALAN ÖNEMLİ VE ÇOK TEHLİKELİ BİR DETAY

Dernek başkanlığım sırasında derneğimizin mevcut binasını alırken, detaylı bir proje hazırlamıştık ve adım adım uygulamaya koymuştuk.  Bunu da yaptığımız bölge toplantılarında ve genel toplantılarda defalarca anlatmıştım.

Bu projeye göre binamızın son katının ne pahasına olursa olsun alınması ve resmi projesine uygun şekilde yıkılması, projesindeki çekme katın, hafif malzemelerle yapılarak köyümüzün yaşlıları ve yoksulları için 3-4 odalık bir misafirhane yapılması, kalan kısmının da açık teras olarak bırakılarak binanın hafifletilmesi idi.

 
Yazdır E-posta
Yazar Mehmet KARAMUSTAFAOĞLU   
Pazar, 14 Ağustos 2011 18:10

KÖYÜMLE İLGİLİ BAZI ANILARIM VE BAZI GERÇEKLER

Derneğimizin genel kurullarından birinde Kardeşim Hanife Karamustafaoğlu ile birlikte gittik. Hanife  Matematik mühendisidir. Birlikte gitmemizin amacı diğer kadınlarımıza örnek olması ve onların cesaretlenmesi idi. Salondaki tek bayan katılımcı idi ve daha önce uzun yıllar Giresun Şubesinin başkanlığını yapmıştı. Salondakilerin oy birliği ile Hanife divan başkanı seçildi. Divan başkanlığı konusunda çok deneyimli olmadığı için katkı vermek işi bana düştü. Genel kurul gayet güzel gidip iş seçime geldiğinde hiç kimse aday olmadı. Kurulan birkaç tane yönetimde listeye yazılanların salonu terk etmesinden dolayı seçilemedi. Bir grup arkadaşım ben derneği alırsam birlikte çalışabileceğimizi söyledi. Yıllarca Giresun’da başkanlık yapmıştım çok yorulmuştum ve zamanımda çok kısıtlı idi. Ona rağmen Hükümet komserinin “Evrakları verin bende kalsın yönetim bulursanız gelir alırsınız” uyarısından sonra durumdan gerçekten utandım ve arkadaşlarıma toplayın evrakları bizde kalsın bir yönetim oluştururuz dedim ve böylece yönetim üstümüzde kaldı.

 
Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Pazartesi, 25 Temmuz 2011 19:11

PİRDAL OĞULLARI SOYADI AYDIN

Pirdelliler tunceliden isyanlardan kaçarak erzincanın tercan  kazasının  şepke  köyüne üç  kardeş  olarak Gelmişler . orada  bir  müddet  kaldıktan  sonra  iki  kardeşi Şepkeden   çimen  dağından  karacanın  elik  tepesinin Altına  gelmişler   kardeşlerinden   birisi   zıharı   köyüne Öbürü  kırıntı  köyüne   gelip  yerleşmişler Kırıntı  köyünü  ilk  kuran   pirdelliler  olmuştur  şu  anda giresunun aluçra kazasının Zıharı köyünde çağırgan  baba  ürbesi pirdal oğullarının Atalarının  kardeşidir. osmanlı ordusu sefere giderken çağıgan babanın olduğu yerde konaklar.çağıgan baba ordu komutanına askerlerin yemeğini ben vereğim der ordu komutanı sen bu kadar askere  nasıl yemek verirsin.baba erenler ocağa küçücük bir kazan koyar ve herkes tabağını alsın gelsin bir tabur asker küçücük kazanda yemeğini alırlar ve kazan hala doludur. bir çuval arpayla bir tabur askerişn atlarını yemler ordu komutaözür diler ve şimdiki türbeyi yaptırır. 

 
Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Pazartesi, 25 Temmuz 2011 19:00

AİLE YAŞAMINDA GÜLLÜCE KÖYÜ

Güllüce'li Ayşe, Hoca İsmail'i kalbinden vurmuştu. Onlarca defa Güllüce'ye gitti. Salih'le dost oldular. Bazen Salih, yada akrabaları Alucra'ya gelse mutlaka uğrarlardı. Nebioğlu evine. Zaten, birinci senenin sonunda Hoca İsmail ile Ayşe(1714 D.T.) evlenmişti.(1733).İsmail, geç evlenmiş ama iyi bir evlilik yapmıştı. Güllüce köyü hayvancılık ve yaylacılık yapıyor. İnsanları diğerlerine göre daha iyi kazanıyordu. Bu köyde, Zıhar'a gelen Çepni boyundandı. Hemen hemen, ayni yılarda Anadolu'ya gelmişler. Yerleşim olarak daha yeni olmasına rağmen büyük bir köydü. Yaylacılık gelenekleri vardı. Yazları Ağlıkkıranı ve Maşatalanı yaylalarına çıkarlardı. Kış aylarında köyün olduğu vadi daha ılıman olduğu için burada kalıyorlardı. Fazla zaman geçmeden Hoca İsmail'in ve Ayşe'nin Halil (1735 D.T), Fadime(1736), Ömer (1740 D.T.)isimli çocukları oldu. Çocuklarda genellikle yazları (4-5 ay) Güllüce'de kalıyordu. Hoca İsmail'de burayı çok seviyordu. Sık sık Ayşe'yi Güllüce'ye bırakıp yola çıkıyordu. Bir yolculuk dönüşünde ateşin başında otururken

 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 - 12
Reklam
Reklam