Abone


İsim:

Email:

Üye Giriş

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 5 ziyaretçi çevrimiçi
NEDEN BEN? PDF Yazdır E-posta
Yazar K@dir   
Salı, 01 Eylül 2009 11:06

 

Neden ben diyen herkes için!

altKaybedenlerin vazgeçilmez sözüdür "neden ben?" Bu yaşanmış hikayeyi okuduktan sonra benim fikirlerimin değiştiği gibi sizinde fikrinizin değişeceğine inanıyorum. Önemli olan hayata karşı nekadar dürüst olabildiğimiz ve ne kadar kendimizi bir sorguya çekebildiğimizdir...

Yaşanan olay şöyle... Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir kadındı. Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına katıldı. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, büyük ve kayalık bir yamaç çıktı karşılarına. Tüm korkularına rağmen, Brenda azimliydi. Emniyet kemerini taktı, ipi yakaladı ve kayanın dik yüzüne tirmanmaya başladı. Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebilecegi bir oyuk buldu...

 

 

 

Orada asılı dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi dalgınlıga düşerek ipi gevşetiverdi. Aniden boşalan ip, hızla Branda nın gözüne çarparak lensinin düşmesine neden oldu. Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı. Lens yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda artık bulanık görüyordu. Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulmasi için Allah'a dua edebilirdi yalnizca... Ve içten içe düşünüp dua etmeye basladı. "Allahım! Sen bu anda buradaki tüm dağları görürsün. Bu dağlar üzerindeki her bir taşı ve yaprağı bildiğin gibi, benim lensimin yerini de biliyorsun. Onu bulmama yardim et."

Grup tırmanışı sona erdirip ve patikalardan yürüyerek aşağı indiler. Aşağı indiklerinde, tırmanmak üzere oraya doğru gelen yeni bir grup gördüler. İçlerinden biri "Aranızda lens kaybeden var mı?" diye bağırdı. Brenda'nın sonradan ögrendiğine göre, lensi bir karınca taşıyordu ve karınca yavasça kayanın üzerinde hareket ettikçe parlayan lens tırmanış yapan gençlerin dikkatini çekmişti.

Eve döndüklerinde Brenda lensini nasıl bulduklarını babasına anlatacak ve bir karikatürcü olan babası da ağızıyla lens taşıyan bir karınca resmi çizerek, karıncanın üzerindeki baloncuga bunları yazacaktı:

"Allahım! Bu nesneyi neden taşıdığımı bilemiyorum. Bunu yiyemem ve neredeyse taşıyamayacağım kadarda ağır. Ama istedigin sadece bunu taşımamsa, senin için taşıyacağım..."

Bu olaydan özetle; hayatta karşılaştığımız o kadar çok ilginç şey varki...Bizi yaratan sonsuz mutlak sahibi cenab-ı Rabb-u Rahim herşeyimizde bize bir imtihanı vesile etmiş, bizim olaylara karşı ne kadar hassas ve duyarlı davrandığımızı görmek istemektedir... İnsanların hayata karşı bakış perspektifini değiştirecek bu tarzda o kadar olay yaşanıyor ki,hayatın hiç bir zaman bir tesadüf olmadığını mutlak suretle bir tevafuk olduğunu çok açıkca ispat ediyor ve idrakını yaşatabiliyor. Şunuda anlıyoruz ki insan duanın gücü sayesinde ayakta kalabilmekte. Duanın sihirli gücü hayatın heranında bizimle ve bizim sığınma kapımız durumundadır...Heran Dua ve Selam ile..

 

"BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM?" demeyin.....

Kadir BEKİROĞLU   

kadirbekiroglu@gmail.com



Bu yazıyı sosyal paylaşım sitenizde aşağıdaki logoyu tıklayarak paylaşın.
Reddit! Del.icio.us! Mixx! Free and Open Source Software News Google! Live! Facebook! StumbleUpon! TwitThis Joomla Free PHP
Pazar, 06 Eylül 2009 21:37 tarihinde güncellendi
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Reklam
Reklam